Boğaz Harbi’nin Nedenleri

0

Birinci Dünya Savaşı başladığında Almanya, Orta Avrupa’daki pozisyonuyla, İtilaf devletlerine dahil olan Rusya ile İngiltere ve Fransa’nın direkt irtibatını kesmiş bulunuyordu. Savaşın başarısı, İtilaf cephelerinde birbiriyle etkin bir şekilde yardımlaşmaya bağlıydı.Düşmana karşı üstünlüğü ele geçirmek için Rusya’nın sonsuz insan gücünden yararlanmak gerekiyordu. Bunun için donatım, silah, cephane ve mali yardıma ihtiyaç vardı. Boğazlar açılmadıkça Rusya’ya gerekli yardım sağlanamayacak ve büyük askeri gücü olan Almanya’yı yıkabilecek gerçek biçimde işbirliği yapma olanağı bulunamayacaktı.

İtilaf devletlerinin savaşı kısa sürede bitirebilmesi, Rusya’nın yanında güçlü bir şekilde Asya ve Avrupa cephesinde Almanlara karşı savaşmasıyla mümkündür.ancak batının yardımı olmaksızın Rusya bu gücü gösterememekteydi. Bu durumda Rusya’daki hammaddelerin batıya ve batının mamul maddelerinin Rusya’ya ulaştırılması için çareler aranmalıydı. Bunu için dört yol vardı;

Baltık denizi yolu, Almanların kontrolü altındadır.

Avrupa üzerinden Rusya’ya ulaşmak , Almanlar bu cepheyi tamamen kapatmaktaydı.

Kuzey kutup deniz yolu, Kuzey Denizi yılın 9-10 ayında buzlarla kaplıdır, geçit vermez.

Londra’yı Odessa’ ya bağlayan en yumuşak yol, Çanakkale ve İstanbul boğazları yolu görünmekteydi. O halde boğazları zorlayarak açmak, Rusya’ya yardımlarını ulaştırmak için tercih edilmekteydi.

Çanakkale Cephesinin açılmasına sebep olan diğer hususları şöyle sıralamak mümkündür.

Türkiye’nin Süveyş kanalı ve dolayısıyla Hind Denizi yolu üzerindeki baskılarına son vermek.
Savaşa katılmakta tereddüt eden Bulgaristan’ı Almanya’ya kaptırmadan İtilaf devletlerinin yanında savaşa sokmak.

İstanbul’u zaptederek, müslüman dünyasını etki altına almak ve Halife’nin ilan ettiği Cihad-ı Mukaddesi tesirsiz kılarak, İslam dayanışmasını çökertmek.

Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek, Avrupa cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak.3

Diğer bir neden de Kafkaslardaki Türk tazyikini bertaraf etmek düşüncesiyle Çanakkale boğazına denizden bir saldırı yapılması fikriydi.

Bu düşüncenin de ana fikri; Osmanlı devletini meşgul ederek Rusya’nın Kafkas cephesinde başarılı olmasını temin etmekti.

Bu harekatın başarıyla sonuçlanması durumunda elde edilecek siyasi sonuçlar çok değerliydi. Türklerin Mısır’a karşı beliren, taarruz tehlikesi ortadan kalkacak, Balkanların İtilaf devletlerine katılması sağlanacak, Arapların çekingen durumlarına ve İtalyanların kuşkusuna son verilecekti. Boğazın açılması ayrıca ekonomik yararlar sağlanacaktı. Rusya’nın yiyecek ve yem depoları Akdeniz’e akacak, Batı devletlerini korkutan yiyecek sorunu çözülecekti. Rusya’nın mali durumu düzelecek; ayrıca Karadeniz limanlarında hapsolan 120 parça ticaret gemisi kurtarılarak bağlaşık devletler bunlardan yararlanma olanağı bulacaktı.

25 Kasım 1914’te Bahriye Nazırı Churchill savaş kabinesine Çanakkale Boğazına taarruz edilmesini önerir.

Boğazın Donanmayla Geçilmesinin Kabul Edilmesi

25 Kasımdaki konsey toplantıları Churchill’in umduğu gibi geçmedi. İngiliz Harbiye Nazırı Lord Kitchener, Fransa cephesinde bu kadar sıkışık bulunduğu şu sıralarda, Çanakkale seferi için burada kara birlikleri veremeyeceğini kesinlikle bildirmişti. Fransa ordularıbaşkomutanlığı da aynı düşüncedeydi, Churchill’in önerisine şiddetle karşı çıkıyordu.

Churchill’in çok beklemesine gerek kalmadan müthiş bir fırsat doğuverdi. 2 Ocak 1915’de Rus başkenti Petrograd’ daki İngiliz büyükelçisinden bir telgraf geldi. Rus Çarı Lord Kitchener’ den Türklere karşı deniz yada karada askeri bir gösteride bulunmasının mümkün olup olmayacağını sormakta; ve böyle bir harekatla Türklerin Kafkasya’dan bir kısım kuvvetlerini çekmek zorunda kalacaklarını ve bunun da Ruslar’ın yükünü hafifleteceğini bildirmektedir.

Churchill 3 Ocak 1915’te Çanakkale açıklarındaki, Müttefik Donanma Komutanı Amiral Carden’e şu mesajı gönderdi:

“Boğazları yalnız deniz kuvvetleriyle zorlamak sizce mümkün müdür? Mayınlara karşı kömür gemilerini sürerek, eski gemilerin kaybını
göze alabilirsiniz. Fikrinizi bana bildiriniz.”

Amiral Carden’in yanıtı 5 Ocak’ta geldi:
“Boğazların bir zorlama ile geçemenin mümkün olabileceğini sanmıyorum. Zorlama geniş ölçüde bir harekata bağlıdır ve çok sayıda gemiye ihtiyaç gösterir.”

25 Kasım 1914’ten beri Bahriye Churchill’in bitmeyen gayretleri, bir buçuk ay sonra nihayet semeresini verdi. 28 Ocak 1915’te Savaş Komitesi Çanakkale Boğazı’nın yalnız donanmayla geçilmesine karar verdi.

Share.

Yorum Ekle