Mehmetçiğe Saygı Anıtı

0

Mehmetçiğe Saygı Anıtı, Kabatepe-Conkbayırı yolu üzerinde, Albayrak Sırtı’nın güney ucundadır. Bu anıt, savaş esnasında dahi, karşısındakinin insan olduğunu unutmayan, yeri geldiğinde kendisine silah çekene dahi şefkat kanatlarını geren Türk askerinin, yüksek ahlakını temsil etmektedir.

Bu yüksek ahlaka ve cesarete dair şöyle bir hatıra anlatılır:

“25 Nisan 1915 günü Conk Bayırı’nda Türkler ve birleşik kuvvetleri arasında korkunç siper savaşları oluyordu. Siperler arasında 8-10 m. mesafe vardı. Süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildiler. İki siper arasında ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan bir İngiliz yüzbaşısı avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, kurtarın diye yalvarıyordu. Ancak hiçbir siperden, kimse çıkıp yardım edemiyordu. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu.

Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir çamaşır sallandı. Arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes alamıyor ve ona bakıyordu. Asker yavaş adımlarla yürüyerek yaralı İngiliz askerini kucakladı. İngiliz’in bir kolunu omzuna attı. Ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Siperlerimizdeki tüm askerler ona nişan almış bekliyorlardı. İyice yaklaşınca yaralıyı yavaşça yere bıraktı ve geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik.

Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu. Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetçiğe derin sevgi ve saygılar. ”
Avustralya Büyükelçimiz Baha Vefa Karatay anlatıyor:

Avustralya’da, halen hayatta olduğunu öğrendiğimiz bir Çanakkale gazisini ziyarete gitmiştim. Kendisiyle karşılaştığımız anda o yaşlı haliyle, ayağa fırlayıp, ne olduğunu anlamadan elimi öpüvermişti. Çok mahcup olduğumu görünce de açıklama yaptı: Hiç müteessir olmayınız. Beni büyük bir yükten kurtardınız. Çanakkale’de savaştığım yıllarda Türklere hayran kalmıştım. Bunlardan birini bulup mutlaka elini öpeceğime dair, kendi kendime yemin etmiştim. Cephede buna fırsat bulamadım. Ülkeme yeminimi yerine getiremeden döndüm. Gittikçe yaşlanıyorum. Sonunda yeminimi yerine getirmek için Türkiye’ye gitmeye karar vermiştim. Tanrı sizi karşıma çıkardı da bu yaşımda, bu büyük zahmetten beni kurtardı. Ben aslında şu anda yeminimi yerine getirmiş oldum.”
Çanakkale gazilerimizden Ali Demirel, meşhur 27. Alay’a mensup olarak savaşmış, Çanakkale’den sonra Kudüs Cephesine gönderilmiş ve burada esir düşüp 2 yıl İngiliz esir kampında kalmıştır. Bu esarette başından geçen, konumuzla alakalı şu hatırasını anlatmaktadır:

Tel örgülere geldiğimiz ilk günlerden biriydi…Bir İngiliz yüzbaşısı…Biz ayakta dizili bekliyoruz. O İngiliz yüzbaşısı bastonla geziyor, topallıyor. Yanında tercümanı var, tecüman başladı bağırmaya:

-27. Alay2dan kim var burada?
“Öldürecek değiller ya,”dedim. Çıktım ileriye.
-Ben varım, dedim.

Bastonlu gavur, topal topal geldi yanıma. Ellerimden, gözlerimden öptü beni. O topal gavur esirlerin başında kumandan filandı heralde.

Çok rahat ettim o gavurdan…Allah razı olsun.

Bana ayrı bir çadır kuruverdi. “Yanına iki de arkadaş al,” dediler. Bir rahat ettim ama…. Sorma….

Arıburnu’nda yaralanmış gavur da. Çok korkmuş gavurlar Arıburnu’ndan… “Türkler bir kişi kalmayasıya öldüreceklerdi İngilizleri” derdi… Tercüman öyle söylerdi. Her ay bana 20 İngiliz Lirası maaş verirdi. Her hafta 80 paket Filli cigaralarından verirdi. “Sat bunları da para yap,” derdi.

Kendi de benim çadırımdan çıkmazdı. Hep yanımda dururdu.

Ben de o topal gavura, Alaman kaputlarından içi kadife kaplı bir sandık yaptım. Hani, bizim buralarda vardır ya çeyiz sandığı gibi öyle bir şey. Bir de İngiliz potinlerini söküp, 2 çift yarım potin yaptım. Elle yaptım…Çivilerini filan hep ellerimle yapmıştım. İki Osmanlı altını hediye etmişti bana. Sandığın üzerine de “Esirler yapmıştır,” diye yazdırıp İngiltere’ye götürmüştü. Çok az konuşurdu İngiliz yüzbaşısı.
Çanakakle’de çarpışan kahraman Türk askerine duyulan derin saygının bir ifadesi olan bu anıtın üzerinde şöyle yazmaktadır:

“Biz Çanakkale yarımadasından Türklerle savaşarak ve binlerce insanımızı kaybederek Kahraman Türk milletine ve onun eşsiz vatan sevgisine duyduğumuz büyük takdir ve hayranlıkla ayrıldık. Bütün Avustralyalılar Mehmetçiği kendi evlatları gibi sever onun mertliği vatan ve insan sevgisi siperlerdeki dayanılmaz heybeti ve cesareti bütün Anzaklıları hayran bırakan yurt sevgisi insanlığın örnek alacağı büyük hasletlerdir. Mehmetçiğe minnet ve saygılarımla”

(Avustralya Genel Valisi Lord Casey)

Share.

Yorum Ekle